Kudüs Bizi Çağırıyor!

Kudüs, tüm dünya devletlerinin maddi desteğine açık özgür bir alana dönüştürülüp idaresi üç dinin mensuplarınca ortaklaşa gerçekleştirilebilir.

Kudüs Bizi Çağırıyor!
Bu içerik 406 kez okundu.

 

ÖMER LEKESİZ:

Kudüs, tüm dünya devletlerinin maddi desteğine açık özgür bir alana dönüştürülüp idaresi üç dinin mensuplarınca ortaklaşa gerçekleştirilebilir. 

Geçtiğimiz günlerde Kudüs’e ikinci kez gittiniz. İzlenimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Kudüs, her Kudüs dendiğinde burnumun direği sızladığı bir yer. İki seyahatimde de turistik bir amaçla gitmedim; ilm el-yakin olanı ayn el-yakin’e dönüştürmek için gittim. Aynı durum Beytullah’ı ve Mescid-i Nebevi’yi ziyaretlerim için de geçerlidir. Kudüs elbette daha farklı. Musevi ve İsevi inanışların derin izlerini de taşıyor Kudüs ve bu yanıyla o izler büyük oranda İslam’ın izleriyle örtüşüyor. Ancak bu örtüşmeden bizler bir Musevi’nin ya da İsevi’nin etkilendiği gibi etkilenmiyoruz. Dolayısıyla benim için Kudüs Peygamber Efendimizin miracına mekan olmakla sevinci, Hz. Ömer tarafından fethedilmiş olmakla övüncü, Selahaddin tarafından Haçlılara karşı savunulmakla gururu yüklenirken öte yandan İsrailoğulları tarafından işgal edilmesiyle, prangaya vurulmasıyla da bir hüznü, acıyı, içten içe bir suçluluğu ifade ediyor. Yani tıpkı dini manadaki karmakarışıklığı gibi bireysel duyguları da karmakarışık hale getiren bir yer Kudüs. O her yönüyle ağır bir hakikat, insana kendi varlığını unutturacak kadar ağır…

Kudüs sokaklarında çoluk çocuk demeden ellerindeki sopayla, sapanla inançlarını, topraklarını korumaya çalışan Filistinliler görmüşsünüzdür. Onlar ile konuşma şansınız oldu mu? Ülkelerinin yazgısı ile ilgili neler söylüyorlar?

Bu manzalara artık geçmişte kaldı. Kudüs şimdi tamamen İsrailoğullarının kontrolünde. Havada kameralı balonlarla, yerde He-Man çizgi filmindeki İskeletor’u hatırlatan askerlerle kuşatılmış durumda. Korku İsrailoğullarını öylesine kuşatmış ki, Filistinli bir çocuğun elindeki oyuncak tabanca bile seferberlik ilan etmelerine neden olabiliyor. İşgalle bütünleşmiş bir korku İsrailoğullarını hayvanlaştırınca, muhataplarına reva gördükleri zulüm de sınırsızlaşıyor. Bunun farkında olmak için Müslüman olmanız ve onun gerektirdiği bilince sahip olmanız gerekiyor. Bu bağlamda Siyon Dağı’nda Hz. Davud’u ziyaretinizde bir engel yok. Ancak vakit namazlarınızı, cuma namazını Kıble Mescidi’nde, Kubbetü’s-Sahra’da kılabilmeniz için İsrailoğulları’nın kurduğu barikatlardan geçmek zorundasınız. Bir slogan atılması ihtimaliyle bile sizi engelleyebilir ve siz sizin olan yere gidememenin ezikliğini iliklerinize kadar yaşarsınız.

Bize biraz toprağına kan düşmüş ülkenin bizim buralardan göremediğimiz, hissedemediğimiz acısından bahseder misiniz?

İsrailoğulları Nazilerin zulmüyle kazandıkları deneyimleri şimdi Filistin’de hayata geçiriyorlar. Örneğin Filistinlileri Kudüs’ten ayırmak için bir utanç duvarı inşa ediyorlar. O utanç duvarının gerisinde kalan Müslüman Filistin’li üç kilometre uzağındaki el-Aksa’ya bizden daha uzak düşüyor böylece. İsrailoğullarının yayılmacılığıyla kendi topraklarındaki yerleşim alanları birer küçük adacığa dönüştürülen Filistinliler yıllardır beş on kilometrelik mesafedeki diğer bir adacıkta kıstırılmış akrabalarıyla görüşemiyorlar. Örneğin el-Halil Kudüs’ten bir koşu gidip gelebileceğiniz yer iken utanç duvarlarına çarpıp kalıveriyorsunuz olduğunuz yerde. İsrailoğulları izin verirse ancak gidebiliyorsunuz el-Halil’e. Filistin’e gidip de el-Halil’e gidememek, örneğin Erzurum’daki ailenizi ziyaret edip de aynı evin içindeki babanızı görmeden, onun elini öpmeden geri gelmek gibidir. Hz. İbrahim, Hz. Yakup, Hz. İshak ve kemikleri Mısır’dan taşınan Hz. Yusuf’ın mezarları oradadır ve siz Filistinli olarak onları gönlünüzce ziyaretten mahrumsunuz. Bu işin manevi ve duygusal boyutu. Bir de maddi boyutu var. Kazanç sağlayıcı bir iş yapamıyorsunuz. Çocuklarınız var okutamıyorsunuz, mesleğiniz var ama icra edemiyorsunuz, düşünceniz var ama söyleyemiyorsunuz. Dolayısıyla dondurulmuş bir hayatın içindesiniz; zaman ölüme ayarlı; imkanlar ise yokluğa.

‘Selâhadin-i Eyyûbi Kudüs’ü barış ile fethetmişti. İslâm sancağının Kudüs semalarında yeniden dalgalanması mümkün mü? Bu işgalin sonu nereye varacak?

Selahaddin’in savaş estetiği konusunda bir hikaye anlatılır. 1191’deki Arsuf Savaşı’nda olsa gerek saldırı öncesindeki mutad güç gösterilerinin birinde, Richard alana çok kalın bir kütük diktirip, onu kılıcıyla bir vuruşta iki bölüyor. Selahaddin ise çok parıltılı ama incecik kılcını kınından çıkarıp yakasındaki ipek eşarbı onun üzerine bırakıyor ve ipek eşarp daha kılca tam değmeden yere iki parça halinde düşüveriyor. Bu estetik Muhammedi savaş estetiğinin surete bürünmüş halidir. Öldürürken bile insanın insan olduğunu unutmamak ve güzelliği tercih etmek… İÖ 4.000’de  kurulduğu ileri sürülen Kudüs tarihi kayıtlara göre 44 kez el değiştirmiş, 52 kez kuşatılmış, 23 kez işgal edilmiş ve 2 kez yerle bir olacak şekilde yıkılmış. Şimdi 24. işgalini yaşıyor ve elbette ki bu işgalin bizim tarafımızdan bitirildiğine tanık olarak ölmek benim en önemli dileklerimden biri. Bu bölgede zulme ‘Dur’ demenin ise Kudüs’ün hiçbir dine değil, Allah’a ait bir yer olarak belirlenmesiyle mümkün olabileceğini sanıyorum. Bu doğrultuda Kudüs, hiçbir devlete bağlı olmayan ancak tüm dünya devletlerinin maddi desteğine açık özgür bir alana dönüştürülebilir ve idaresi de üç dinin mensuplarınca ortaklaşa gerçekleştirilebilir. 

Kudüs’e dair son okuduğunuz kitabı öğrenebilir miyiz?

Kudüs’ gitmeden önce Cemal Şakar’ın önerisiyle okuduğum bir kitap var. Adı: Şairin Filistini. Çizer Naci el-Ali’nin de yakın arkadaşı olan şair Mourid Barghouti’nin imzasını taşıyor. A. Melis Hafez’in Türkçeye çevirdiği ve Edwar Said’in de önsözüyle katkıda bulunduğu bu kitap (Klasik Yayınları, İstanbul 2004) sürgün şairin tanıklıklarını nesirle anlattığı bir kitap olmakla birlikte manzume tanımını daha çok hakeden şiir yüklü bir içeriğe sahip. Anlatısında yer yer şiirlere de ayrıca başvurmuş şair. Bu vesileyle bu güzel kitabı örnermiş olayım gençlerimize.

Söyleşi: M. Altan – 2014

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500

antalya escort istanbul escort ataköy escort istanbul escort beylikdüzü escort escort istanbul ataşehir escort şişli escort ataşehir escort kadıköy escort escort beylikdüzü escort kadıköy

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tesettürün Âkıbeti - Nureddin Yıldız
Tesettürün Âkıbeti - Nureddin Yıldız
Belçika'da en çok tercih edilen isim!
Belçika'da en çok tercih edilen isim!